
Hep o kıyamadıklarımız kıyar bize.
Hemde öyle bi kıyar ki. Yüreğin kanatlanmış bir kuş gibi uçarken, bir söz lodos olur savurur, bir sessizlik sis gibi çöker sen mutluluğa uçtuğunu zannederken,önünü göremez olursun.İşte o an,bir bakış yıldırım olup düşer kantlarına , hızla düşmeye başlarsın ama düşerken aklında o vardır.Çakılıverirsin yere, ölümün soğukluğu yavaş yavaş sararken bedenini ne yazık ki aklında yine o vardır.Birden çıkıp geliverir seni bu hallere koyan zalim.Döner etrafında, vcidanı sızladığıdan olsa gerek, kurtarmak ister seni.Kurtarırda, lodos olup savuran sözleri,sis olup önüne çöken sessizliği, yıldırım olup kanatlarını kıran bakışları kayboluverir birden. Sözleri, can çekişen soğuk bedenini ısıtıverir.Bozulur sessizliği,sis perdeleri kalkar gözünün önünden.O yıldırım gibi bakışları masumlaşır, merhem olup sürülür kanatlarına. Uçmaya başlarsın yeniden bu zalim yarin sahte mutluluğuna.Bu seneryo defalarca yaşanır durur.Sen hep çakılırsın yere o hep gelir kurtarır.Bilirsin her defasında kanatlarının kırılacağını ama bile bile uçarsın yine sevdiğine.
SdT
